Hamileliğin ikinci dönemi ile gelen psikolojik ve fiziksel değişimler

0

Çoğu kadına göre kolay geçen hamileliğimin 3 aylık döneminden sonra işler yavaş yavaş değişti. Çünkü hem fizyolojik hem de psikolojik olarak birtakım değişiklikler yaşamaya başladım. İlk dönemlerdeki hissizliğim konusunda ise oldukça büyük bir değişim geçirdim. Çünkü ilk üç aylık dönemde hiçbir hamilelik belirtisi yaşamayan biri olarak, henüz bozuk para büyüklüğünde olan ve ultrasondan görmediğim sürece orada olduğunu bana hissettirmeyen bebeğimin; o zamanlar bana birşey hissettirmemesi oldukça normaldi. Fakat sonrasında işler değişti, güzelleşti ve bazen de oldukça zorlaştı.

Bu süreçte yaşadığım ve henüz benim gibi bu deneyimi ilk defa yaşayacak olan tecrübesiz anne adaylarına aktaracağım o kadar çok şey var ki. Bu yüzden öncelikle hamileliğin ikinci dönemi hakkında biraz bilgi verip, bu ikinci üç aylık sürede neler olabileceğini paylaşmalıyım…

En heyecan verici döneme hazır olun

Hamileliğin ikinci önemi aslına bakarsınız bu sürecin en heyecan verici kısmı. Neden derseniz; henüz karnınız çok belirginleşmiyor, hareketleriniz kısıtlanmıyor ve kronik ağrılar yaşamak durumunda kalmıyorsunuz. Üçüncü ayı bitirdikten sonra ise artık merak ettiğiniz tek konu, bebeğinizin cinsiyeti ve ona vereceğiniz isim oluyor. En azından bende bu şekilde oldu.

Cinsiyet heyecanı ve isim bulma telaşı

Bebeğin cinsiyetini öğrenmenin benim için şu açıdan özel bir anlamı oldu. Dürüst olmak gerekirse, daha önce de belirttiğim gibi anne olma hevesim pek yoktu ve hamileliğimin ilk zamanlarında bile diğer kadınlar gibi heyecan duygusu yaşayamıyor, hatta çok korkuyordum. Fakat bebeğimin cinsiyetini öğrenmek, beni ona bir adım daha yaklaştırdı. Çünkü artık onun bir varlık olduğunu, benim içimde büyüdüğünü keşfediyor; doğduktan sonraki hallerini gözümde canlandırıyordum. Hatta televizyonda, internette veya dışarıda gördüğüm her çocuğa bakıp acaba benimki nasıl olacak diye düşünmeden edemiyordum.

Hamileliğin ikinci dönemi ile gelen psikolojik ve fiziksel değişimler

Her ne kadar çocuk konusuna sıcak bakmasam da içten içe bir kız çocuğumun olmasını hayal ediyordum çoğu anne adayı gibi. Doktor 4.5 ayın sonunda kendini nihayet gösteren bebeğimizin cinsiyetinin kız olduğunu söyleyince ise, doktorun yanında sevinç çığlığıma mani olamadım.

İsim araştırırken dikkat etmeniz gerekenler

İsim bulmak herkes için kolay olmasa da benim yalnızca birkaç günümü aldı. Çünkü zaten öncesinden beri hayali olarak konuştuğumuz isimler oluyordu. Bir de erkek olursa eşim, kız olursa isim koyma hakkı bende olacaktı. Bu yüzden çok önceden beri bu konuyu düşünüp duruyordum.

Benim isim koyarken dikkat ettiğim şey; kolay telaffuz edilebilir olması, her çağa yakışacak modernlikte olması, çok insanın kullanmadığı fakat “Bu nasıl bir isim?” demeyecekleri tarzda olması, güzel bir anlam barındırması ki ileride arkadaşlarına dalga geçecek fırsatı vermemek için bu oldukça önemli; o ismin benim için bir anlamı olması (benim için anlamı güçlü bir kadın karakterin ismidir).

Bunun dışında isim ararken ilk zamanlarda çift isim koymayı düşünüyordum. Standarta ayak uydurup, ailelerimizi mutlu olsun diye değil; o iki ismi de çok beğendiğim için. Fakat iki isim, hayatında zorluk çıkarır ve kafa karışıklığına sebep olur diye vazgeçerek eşimle ortaklaşa en çok beğendiğimiz ismi koymayı tercih ettik.

İsim koyarken ailelerinizin onayına ihtiyaç duymayın

İsim koyarken eşinizle oturup bir anaşma yapmanız ve çocuğun yalnızca ikinize ait olduğu konusunda ortak bir karara varmanız gerekiyor. Çünkü torun sevinciyle kendinden geçen aileler, en başından itibaren herşeye iyi niyetli de olsalar müdahele etmek istiyorlar ve buna da isim koyma sürecinde start veriyorlar. Siz siz olun, karmaşaya yol açmaması ve kimsenin gönlünün kalmaması için eşinizle önceden karar verin ve bu kararınızdan kesinlikle dönmeyin. Aksi durumda ileride daha birçok şeyinize karışmaları kaçınılmaz olur.

 

Leave A Reply