Adeta umut aşılayarak depresyondan çıkaran şarkılar

0

Bazı duygular vardır; siz onları anlatana kadar bir yerlerde bir şarkı çalmaya başlar ve sizin konuşmanıza artık gerek kalmaz. Öyle kelimeler, öyle melodiler sarf eder ki o şarkı, siz üzerine daha iyi bir şey söyleyemeyeceğinizi anlarsınız. Müzik, en çok da bunun için var işte. Sözcüklerle arası iyi olmayanlara tercüman olabilmek, sevgiyi, hüznü, acıyı, coşkuyu daha iyi anlatabilmek için… Bu nedenle, içimizi açamadığımızda, içimizde kalanları söyleyemediğimizde, birilerinin bizim adımıza bir şeyler söylemesini bekleriz. Bir şarkı açar, onu konuşturmayı tercih ederiz. Ancak, elbette bu yalnızca platonik aşklar, terk edip gidenler için geçerli değil. İlaç niyetine, depresyondan çıkaran şarkılar açar, onların bize iyi gelmesini bekleriz. Şarkının girişi çalmaya başladığında o depresyon bulutları zaten dağılmaya başlamıştır bile.

Eğer siz de hayatınızda ne olursa olsun çareyi müzikte, şarkılarda arayanlardansanız, depresyonu, hayal kırıklıklarını, hüznü bir kenara bırakın ve kendinizi müziğin kollarına bırakın. Depresyondan çıkaran şarkılar ile kendinize daha enerjik, cıvıl cıvıl bir ortam yaratın.

Belki neşelenmek için herkesin tercih ettiği o popüler şarkılardan sıkılmış olabilirsiniz. Ancak, belki de pek çok kişinin kıymetini bilmeden bir köşede unuttuğu bazı şarkılar, sizin şarkılarınız olabilir ve size ihtiyacınız olan umudu yeniden aşılayabilir. Bana kalırsa, piyasadaki pek çok şarkıdan çok daha kıymetli olan, “depresyondan çıkaran şarkılar” olarak piyasaya sürülecek bir albümde mutlaka olması gereken bazı şarkılar şöyle…

Tabi ki Bülent Ortaçgil, her zaman Bülent Ortaçgil

Bülent Ortaçgil, bana kalırsa müzikteki mihenk taşlarından biri. Türk Sanat Müziği, Türk Pop Müziği, Türk Rock Müziği ve Türk müzik piyasasında var olan tarzların her biri için bir tartışmasız en iyiler algısı vardır ya; Bülent Ortaçgil’in bulunduğu nokta için bir isim vermek, belli bir müzik tarzının tartışmasız en iyi ismidir, diyebilmek çok zor. Çünkü Bülent Ortaçgil bize aşktan, çocuklardan, değirmenlerden, sudan, topraktan masallar anlatır ve biz dinginleşiriz. Dalgalarımız durulur; öfkeler, sıkıntılar dağılır. Sesinde, ne anlatırsa anlatsın kabul edebileceğimiz bir tını vardır. Belki de bu nedenle, Bülent Ortaçgil söyledikçe efkarlanmak gibi bir durum, çoğunlukla mümkün olmaz.

Eğer siz de umut depolamak, güneşi geri çağırmak istiyorsanız, Bülent Ortaçgil parçalarıyla iklimi değiştirebilir, ihtiyacınız olan o tatlı gülümsemeye ulaşabilirsiniz.

Multitap’la gelen enerji patlaması

Müzik piyasasında kendisine çok özel bir kitle edinmiş, oldukça başarılı işler çıkaran bir grup olan Multitap, çok çılgın, gürültülü bir müziktense, enerjiyi özenle seçtikleri ritimler ve sözlerle etrafa dağıtmayı tercih ediyor. Çıbık, Battaniyem, Mutluyum gibi mutluluğun da sanat gibi adeta ilham alarak mümkün olacağının altını çiziyorlar. Çünkü düşünsenize; hangimiz battaniyemizi düşündükçe içimizi ısıtmayız ve o tatlı kış günlerinin güven dolu duygusunu hatırlayıp gülümsemeyiz… Mutluluk için siz de depresyondan çıkaran şarkılar arasından, hooop Multitap’ı çekip alın. Umut, şu Multitap şarkıları arasında görememek mümkün olabilir mi?

Seni özlüyoruz Leyla

Türk televizyon tarihine, adını altın harflerle yazdıran, etrafını birkaç kat mücevher ve değerli taşla döşeyen, sonsuza dek kalbimizin en güzel yerinde asılı kalacak olan Leyla ile Mecnun, dizi müzikleriyle de bizlere bambaşka bir dünyanın kapılarını araladı. Oyuncularının da müzikle iç içe olması ve hatta daha sonra Leyla the Band gibi kulakların pasını silen, sanki çoktandır beklediğimiz o grubu kuran dizinin muazzam oyuncuları, bizlere Leyla ile Mecnun’u her özlediğimizde imdadımıza yetişecek parçalar armağan etti. Bununla birlikte, her biri gerçekten çok iyi birer müzisyen olan dizi oyuncularından, dizinin Yavuz hırsızı Osman Sonant, Leyla ile Mecnun’da da okuduğu şiirler kadar söylediği şarkılarla da gönlümüze taht kurdu. “Yeniden” de onların başında geliyor kuşkusuz…

Masallardaki sihirli cüceler arasında geçen bir şarkı

Serdar Şensezgin’i ne kadar hatırlarsınız, hatta hatırlar mısınız; bilmem. Ancak, 90’lı yıllarda müzik piyasasının sıkı bir takipçisi, her yeni çıkan parçadan haberdar olmak isteyen çılgın bir müzik canavarı çocuksanız, hatırlamanız belki mümkün olabilir. Ben belki de çocuk olduğum için, aşklar, ayrılıklar, kalp kırıklıkları dolu şarkılar arasında, “Sihirli cüceler sarmış dört yanımı” diyen tatlı bir erkek sesi, benim aklımda uzun yıllar yer etti. Hala da müzik ve video paylaşım sitelerinden rast geldikçe dinlemekten büyük keyif alırım. Şu an neler yapıyor, nerelerde bilmiyorum. Ancak, sesi, müziği, yazdığı sözlerle bana kalırsa müzik piyasasında hep var olması gereken sanatçılardan biriymiş. Eğer kendisini keşfetmediyseniz, depresyonunuz sırasında kendisine sık sık baş vurabilir, oluşturduğu masal dünyasıyla stresleri geride bırakabilirsiniz.

Koşup gelen o telaşlı ses, o muhteşem müzik keyfi

Nükhet Duru, yalnızca sesiyle değil, bilirsiniz ki sahnesiyle de tam bir efsanedir. Onun işveli tavırları, adeta telaşla koşup gelen sesi sizde de Süper Baba’daki, Mahallenin Muhtarları’ndaki, İkinci Bahar’daki dostluklarla, komşuluklarla çevrili, güven dolu hissi uyandırmıyor mu? Nükhet Duru’nun sesinde belki de Mahmure’den kalan bir komşuluk ve mahalle özlemi var. Kalbi kırık parçalarında bile, bir dostun aşktan canının yandığını anlattığı, kimselere söylemeyeyim diye tembih ettiği bir ses var. Bu samimiyet, Nükhet Duru’yu bu nedenle bambaşka bir yere koydu hayatımızda. Yılların eskitemediği, olağanüstü müzisyenler topluluğu Grup Gündoğarken’den dinlemeye alışık olduğumuz bu parçayı Nükhet Duru’yla da bayıla bayıla dinlememizin sebebi bu bence.

“Olağanüstü” mü dedik az önce?

Grup Gündoğarken, gerçekten de müzik piyasasına gün gibi doğmuş, yüreklerimize o naif, romantik izleri müzikleriyle ilmek ilmek dokumuş bir müzik topluluğu sahiden de. Dinlemelere doyamadığımız ve aynı zamanda kıyamadığımız, özel anlar için sakladığımız şarap gibi parçalara sahip bir grup. Onlar için bu denli şairane ifadeler kullanabilmek, elbette kendilerinin bana verdiği ilhamdan kaynaklanıyor. Hangimiz onlar için birkaç yorum yapsa, eminim benzer bir uslup kullanacaktır.

Her duyguyu, her düşünceyi olabilecek en zarif şekilde kulaklarımızdan kalbimize kadar göndermeyi başaran Grup Gündoğarken, neşede de zarafetinden ödün vermiyor. Çılgın bir parça yapmak yerine, o tatlı melodileriyle çocukların yemyeşil bir alanda gönüllerince eğlendiği bir gün yaşatıyorlar bizlere. Yağmurun ardından gökkuşağı sunuyorlar.

Siz de bu birbirinden umut dolu parçaları, bu muhteşem yorumlardan dinleyebilir, depresyondan çıkaran şarkılar olarak mutlaka bir yere kaydedebilirsiniz. Dinledikten sonra göreceksiniz ki hiçbir depresyon sanat karşısında varlığını sürdüremez.

 

Leave A Reply