Cumhuriyet kadınları olarak ne tür ayrıcalıklara sahibiz?

0

Cumhuriyetin 92. yılını kutlayacağımız bugün, diğer insanlara kıyasla biz kadınlar için daha özel bir anlam ifade ediyor. Çünkü cumhuriyet öncesi döneme bakacak olursak kadınlar, şuanki haklarının hiçbirine sahip olmamakla beraber; toplumun ikinci sınıf bir bireyi olarak görülüyorlar. Bu yüzdendir ki Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e olan sevgimiz, saygımız ve minnettarlığımız belki de erkeklere göre biraz daha yoğun bir şekilde. Evet, belki modern bir topluma dönüşmemize rağmen, kadın hakları ve kadın-erkek eşitliği konusunda hala birçok eksiğimiz var ve sahip olduğu tüm haklara rağmen kadınlar bazı bölgelerde ve insanlar tarafından, ne yazık ki hala ikinci sınıf muamelesi görmeye devam ediyor olabilirler. Fakat bir erkek, asker ve siyasi lider olarak Atatürk; cumhuriyeti kurmasıyla birlikte kadınların hak ettiği şekilde eşit bir muamele görmesi, toplumda ve siyasette yerini alması konusunda verdiği mücadelelerle ve şuanda kadınların toplumda geldiği konumun temellerini atmış büyük bir lider.

Yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın en modern ve gelişmiş toplumlarında bile yasalarda olmasa da toplumun dayattığı kurallar çerçevesinde kadın-erkek eşitliği tam olarak sağlanamasa bile cumhuriyet, Türk toplumundaki kadınlar için birçok ayrıcalık ve haklar sağladı. Peki, nedir bu ayrıcalıklar? Gelin büyük lider Atatürk’ün biz kadınlara armağan etmek için mücadele verdiği hak ve ayrıcalıklarımıza daha yakından bakalım…

Cumhuriyetin ilanı kadınların aydınlanma çağının başlangıcı

Cumhuriyet dönemi öncesinde, kadınların ikinci sınıf olarak görüldüğü ve dolayısıyla hemen hemen hiçbir hakka sahip olmadığı malum. Fakat cumhuriyetin ilanıyla beraber, Avrupa’nın gözünde hasta adam olarak nitelendirilmiş Osmanlı Devleti, yeniden doğarak toplumda daha hür ve ilinçli bireyler yetişmeye başladı. Tabi bu süreç öyle kısa ve kolay değildi. Uğrunda mücadele edilmesi gereken birçok şey vardı. Özellikle toplumun bilimden uzak tutulup, din sömürüsü altında toplumdaki bireylerin; özellikle kadınların geri planda tutulması birçok inkılabın yapılmasını zorunlu kılıyordu.

Cumhuriyet kadınları olarak ne tür ayrıcalıklara sahibiz?

Kadınlar ikinci sınıf vatandaşlıktan hakları olan bireylere dönüştü

Cumhuriyet öncesi dönemde kadınlar, bilindiği üzere ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor; iş ve politika hayatından uzak tutularak, hiçbir şekilde eğitim almasına izin verilmiyordu. Yani kadınların görevi, yalnızca evlat vermek ve kendinden üstün cins olan erkeklere hizmet etmekti. Hatta öyle ki şuanda yasada olmasa bile hala örneklerini görebildiğimiz erkeklere tanınan çok eşlilik hakkı varken; kadının ne boşanma, ne de miras alma hakkı vardı. Siyasete katılması ise, söz konusu bile değildi.

Cumhuriyetin ilanı ve verilen kadın hakları mücadelelerinden sonra ise, kadınlar iş ve toplum hayatına yavaş yavaş katılmaya, zorla içine sokuldukları çarşafların içinden çıkmaya, boşanma, mirastan pay alma ve eğitim hakkına sahip olmaya başladılar. Hatta şu dönemlerde çalışan annelere büyük kolaylık sağlayan kreşlerin bile o dönemlerde temeli atıldı. Aynı zamanda yine yalnızca erkekler için olan mesleki eğtim okullarına kızlar da katılmaya başladı. Böylece kadınlar artık bir meslek dalında uzmanlaşıp, iş hayatına katılabiliyordu.

Sonuç olarak biz kadınlar, cumhuriyet dönemi ve yapılan inkılaplardan sonra kölelik statüsünden çıkarılarak hak ettiğimiz şuanki konumlarımıza gelmiş durumdayız. Dolayısıyla bizleri erkek egemen toplumun içerisinden yükselten ve soyutlandığımız hayata karışmamızı sağlayan Atatürk’e, cumhuriyete ve inkılaplarına minnettarız. Bu yüzden onun bize bıraktığı mirası korumalı, haklarımızı her zaman savunmalı ve kadınların toplumdaki yerini genişletmeye devam ederek; sağlıklı zihinlerle dolu gelecek nesillere öncü olmaya devam etmeliyiz…

 

Leave A Reply