Yeşilçam’ın siyah beyaz dönemine damga vuran unutulmaz jönler

0

Kadınları kitaplara, filmlere, şiirlere bağlayan, onlara çok farklı ve daha fazla hayal kurabilecekleri bir dünyanın kapılarını açıyor olmasıdır belki de. Çünkü tüm bunlar o hayallerde, çok farklı kişiler olabildiklerini, çok farklı hayatlar yaşayabildiklerini düşünebilmelerine ve günlük rutinlerden kurtulmalarına aracı oluyor. Dolayısıyla, kadınlar için sanatın hayatlarında bambaşka bir yeri var. Özellikle de sinemanın… Eğer siz de filmlerde karakterlerle birlikte göz yaşı döken, onların yaşadığı romantik anlarda iç çekenlerden biriyseniz, aynı Türk filmini defalarca izleyerek, Yeşilçam yıldızlarının geçirdiği o renkli dönemi hayal etmeye çalışıyor olmalısınız. Ancak, renkleri bir kenara bırakırsak, bir de Yeşilçam’ın o siyah beyaz dönemi yok mu; işte o dönemin genç kızlarının merakla takip ettiği, Türk sinemasına damgasını vuran, efsane Yeşilçam jönleri muhteşem oyunculuklarıyla hala göz kamaştırmaya devam ediyorlar.

Elbette Yeşilçam’a yıllarını veren, setlerde o dönemin zor şartlarında sanat adına ter döken o kadar çok Yeşilçam jönleri, yan karakterler, aktrisler var ki onlara Türk sinemasına yön verdikleri, ilham oldukları için ne kadar şükran duysak az. Bazıları aramızdan ayrılmış olsa da onların doldurulamaz yerlerinin farkında olduğumuz, “Son” yazısının ardından eksikliklerini duyduğumuz da kesin. Ancak, dilerseniz birlikte kalplerimize dokunan, özellikle siyah beyaz dönemin genç kızlarını sinema salonlarına dolduran o jönlerden bazılarını yeniden hatırlayalım…

Türk sinemasından taranmış saçları, ince bıyığıyla zarif bir adam geçti

Amerikan film endüstrisinden bir Clark Gable geçtiyse, Türk sineması, ince bıyığı, taranmış saçları ve belki de takım elbisenin en çok yakıştığı insanlardan biri olan Ayhan Işık’ı ağırladı. İzmir’in Konak ilçesinde dünyaya gelen, İstanbul’da Rıfat Ilgaz, Salah Birsel, Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi alanlarındaki en önemli isimlerden dersler aldığı bir eğitim hayatı yaşama şansını elde eden efsane aktör, Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki eğitimini tamamlayarak, birbirinden yetenekli ressamların yer aldığı Onlar Grubu’nun bir üyesi haline geldi.

Yeşilçam’ın siyah beyaz dönemine damga vuran unutulmaz jönler

Ancak, O’nun kaderinde Türk sinemasının unutulmaz jönleri arasına girmek vardı. 1952 yılında Yıldız Dergisi’nin düzenlediği yarışmada birinci olması sinema kariyerindeki parlak yıllarının başlangıcı olmuştu. Sinemaya gerçekten gönül vermesi, oyunculukta hızla yükselmesinde etkili oldu. Özellikle, Belgin Doruk’la kamera karşısına geçtiği Küçük Hanımefendi serisiyle gönüllerde taht kurdu. Kariyerinin ileriki yıllarında sinemanın renkli döneminde de kamera karşısına geçen Ayhan Işık, hala televizyonda ve internet ortamında filmleri defalarca izlenmeye devam eden, yetenekli oyunculardan biri olarak, aramızdan uzun yıllar önce ayrılmasına rağmen, yeni nesillerin de sevgisini kazanmaya devam ediyor.

Gülümseyişini ve hüznünü bakışlarında saklayan hiç büyümeyen bir çocuk

Ayhan Işık’ın sevgili dostu, usta oyuncu, güzeller güzeli Çolpan İlhan’ın biricik eşi, kendisinin ilham verdiği büyük yetenek, Kerem Alışık’ın babası ve kuşkusuz ki Türk sinema seyircisinin yüzünde yıllarca güller açtıran bir sanatçı Sadri Alışık. Bazı filmlerinde, her sahnesinde kahkahalara boğduğu herkesi, kısacık bir sahnede hüngür hüngür ağlatmayı da başardı; 7’den 77’ye herkesin birbirini aynı selamla selamlamasına aracı da oldu. Çünkü bir Turist Ömer vardı ki Yeşilçam’da, O’nu sevmeyen yoktu. Kendine özgü selamı, hala pek çok kişinin birbiriyle şakalaşmasında, selamlaşmasında kullanılırken, “Turist Ömer” kendi başına “haylaz, komik” anlamında bir deyim olarak da kullanılmaya devam ediyor.

Yeşilçam’ın siyah beyaz dönemine damga vuran unutulmaz jönler

Buna karşılık, uluslararası platformlarda büyük başarılar elde eden Ah Güzel İstanbul filmiyle seyircisini hüzünlendiren, sevginin, değer vermenin, kısacası maneviyatın ne kadar derin ve güçlü olduğunu gösteren Alışık, yaşattığı tüm bu duygularla unutulmaz jönler arasında kendine sağlam bir yer edindi. Kadınların hem duygusal, hem romantik hem de eğlenceli erkek idealini beyaz perdeye taşıyarak, dev bir hayran kitlesine ulaşan Sadri Alışık, sizce de hala o en parlak yıldızlardan birinden bizi selamlamaya devam ediyor gibi değil mi?

O hala sinemanın yakışıklı, Avrupai “Altın Çocuk”u

Türk sineması 1957 yılında, sarı saçları ve mavi gözleriyle, yakışıklı bir Altın Çocuk’la tanıştı. Genç kızlar, yabancı filmlerde görmeye alışık oldukları bu Avrupai görüntü karşısında o kadar büyük heyecan duydular ki filmlerini adeta soluksuz izlemeye başladılar. Oysa ki Göksel Arsoy’un sarı saçları, mavi gözleri, Girit kökenli anne tarafından geliyordu. Kuşkusuz ki sanata olan yatkınlığı ve düşkünlüğü ise, Türk klasik müziğinin üstadlarından biri olan amcası Yesari Asım Aksoy’dan…

Yeşilçam’ın siyah beyaz dönemine damga vuran unutulmaz jönler

İktisat fakültesi mezunu olan Göksel Arsoy da tıpkı Ayhan Işık gibi sık sık Belgin Doruk’la kamera karşısına geçti. Ancak, O’nu daha çok kendisine takılan Altın Çocuk lakabına ilham olan polisiye seri Altın Çocuk filmleriyle hatırlıyoruz. Ünlü James Bond filmlerine benzer kurguda oluşturulan bu filmlerle Yeşilçam’daki yerini sağlamlaştıran Arsoy, hala Altın Çocuk olarak dönemin genç kızlarının kalbindeki yerini koruyor. Antalya’da düzenlenen Altın Portakal Film Festivali’nin kortejlerinde halkla buluşan Altın Çocuk, filmlerini ilgiyle izleyen sinemaseverlerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor.

Yeşilçam’ın tescilli erkek güzeli ve polisiye filmlerin efsane jönü

George Peppard ve Humphrey Bogart’tan George Clooney’e kadar pek çok yakışıklı jönün en beğenilen karakteristik fiziki özelliklerini tek bir bünyede toplamayı başaran bir jönle karşılaştık Türk sinema tarihinde. Mahallenin bıçkın delikanlısı olarak da gördük O’nu, korkusuz bir savaşçı olarak da…1950’de, henüz 22 yaşındayken Adalar Erkek Güzeli seçilerek yakışıklılığı tescillenen Orhan Günşiray, Neriman Köksal’la kamera karşısına geçtiği Fosforlu Cevriye filmiyle adeta zirveye çıktı. Büyük bir ilgiyle karşılanan film, dev bir hayran kitlesine sahip olmasını sağladı.

Yeşilçam’ın siyah beyaz dönemine damga vuran unutulmaz jönler

Yeşilçam’ın yetenekli jönü, 1957’den 2006’ya kadar sinema tutkusuyla beyaz perdede karşımıza çıkmaya devam ederek, genç nesillere ilham verirken, kendisine platonik aşk besleyen siyah beyaz dönemin genç kızlarının da sık sık geçmişi anmasına, anılarının canlanmasına aracı oldu. Yalnızca sinemada değil televizyonda da gönüllerde taht kuran yapımlarda yer alan Günşiray’ın sinema tutkusu, yönetmenlik ve oyunculukta kendini kanıtlayan oğlu Mahir Günşiray’a miras kaldı.

Sürmeli gözleriyle kadınların gönlünü fetheden bir beyaz atlı prens

Engin Çağlar, sinemaya ilk adım attığı dönemlerde bir anda doğal sürmeli gözleriyle genç kızların sevgilisi haline gelerek, masum yüzü ve yüzüne bir güneş gibi yayılan gülümsemesiyle kendisini sinema seyircisine sevdirdi. Dönemin meşhur Ses Dergisi’nin 1968’de düzenlediği yarışmayı kazandıktan sonra kariyerinde hızlı ve emin adımlarla yükselişe geçen yakışıklı jön, Almanya’da iç mimari okumasına karşın içindeki sinema tutkusunun peşinden gitti.

Yeşilçam’ın siyah beyaz dönemine damga vuran unutulmaz jönler

Siyah beyaz dönemde damat tıraşıyla ve düzgün taranmış saçlarıyla, masum, aşık ve duygusal tavrına hayran bırakan Çağlar, ilerleyen dönemlerde uzattığı saçları ve kendisine ayrı bir hava katan bıyığıyla kadınlara bıyığı sevdiren jönlerden biri oldu. Hala sürmeli gözleriyle, festivallerde hayranlarıyla bir araya gelen, filmlerdeki performansıyla defalarca izlenmeye devam eden usta oyuncu, mütevazi tavrıyla Türk sinemasında olduğu gibi gönüllerdeki tahtını da koruyor.

Daha pek çok yakışıklı ve unutulmaz jönler, kadınların erkeklerde aradığı özelliklere dair standartları çok yükseltti. Hala izlemeye doyamadığımız o filmler, günümüzü aydınlatıyor. Türk sinemasından bu kadar bahsetmiş, birbirinden yakışıklı jönler hakkında bu kadar bilgi tazelemişken, belki tam da şimdi bir Türk filmi açıp izlemenin, kendimizi orada, o siyah beyaz dönemde gibi hayal etmenin tam zamanıdır. Siz de öyle düşünmüyor musunuz, kuzum?

 

Eski muhabir, sonradan içerik editörü. Fotoğrafçeker & hayvansever

Leave A Reply